<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nishantashi &#187; Manidar</title>
	<atom:link href="http://tirt.nishantashi.com/category/manidar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tirt.nishantashi.com</link>
	<description>vi vıl rak yu!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2009 18:02:19 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Baba ve Oğlu</title>
		<link>http://tirt.nishantashi.com/2009/02/baba-ve-oglu/</link>
		<comments>http://tirt.nishantashi.com/2009/02/baba-ve-oglu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 09:11:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GhostrideR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manidar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tirt.nishantashi.com/?p=101</guid>
		<description><![CDATA[80&#8242;ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen -45 yaşında ve
saygın bir işi olan- oğlu salonda oturuyorlardı. Hal-hatırdan,
çoluk-çocuktan, havadan-sudan sahbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın
sinyalini vermişti. O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin
pervazına bir karga kondu. Yaşlı baba kargaya gülümserek biraz baktıktan
sonra oğluna sordu: &#8216;Bu ne oğlum?&#8217;
Oğlu şaşkın, cevapladı: &#8216;o bir karga baba.&#8217;
Yaşlı baba [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>80&#8242;ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen -45 yaşında ve<br />
saygın bir işi olan- oğlu salonda oturuyorlardı. Hal-hatırdan,<br />
çoluk-çocuktan, havadan-sudan sahbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın<br />
sinyalini vermişti. O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin<br />
pervazına bir karga kondu. Yaşlı baba kargaya gülümserek biraz baktıktan<br />
sonra oğluna sordu: &#8216;Bu ne oğlum?&#8217;</p>
<p>Oğlu şaşkın, cevapladı: &#8216;o bir karga baba.&#8217;</p>
<p>Yaşlı baba kargaya biraz daha baktıktan sonra yine sordu: &#8216;Bu ne oğlum?&#8217;</p>
<p>Oğlu daha da şaşkın, yine cevapladı: &#8216;Baba, o bir karga&#8217;</p>
<p>Karga hâlâ pervazda, komik hareketlerle başını sağa sola çeviriyor, başını<br />
yan yatırıyor, havaya bakıyor, sonra başını yine onlara çeviriyordu. Yaşlı<br />
baba üçüncü defa sordu: &#8216;Bu ne?&#8217;</p>
<p>Oğlunun şaşkınlığı sabırsızlığa dönmüştü: &#8216;O bir karga baba, üç oldu<br />
soruyorsun. Beni işitmiyor musun?&#8217;</p>
<p>Yaşlı baba dördüncü defa da sorunca oğlunun sabrı taştı ve sesini<br />
yükseltti: &#8216;Baba bunu neden yapıyorsun? Tam dört defadır onun ne olduğunu<br />
soruyorsun, sana cevap veriyorum ve sen hâlâ sormaya devam ediyorsun.<br />
Sabrımı mı deniyorsun?&#8217;</p>
<p>Babası -yüzünde hâlâ bir gülümseme- yerinden kalktı, içeri odaya gitti ve<br />
elinde bir defterle döndü. Bu bir hâtıra defteriydi. Oturdu, sayfalarını<br />
karıştırdı ve aradığını buldu. Sevgiyle gülümseye devam ederek sayfası açık<br />
bir vaziyette defteri oğluna uzattı ve o sayfayı okumasını söyledi.</p>
<p>&#8216;Bugün 3 yaşındaki minik yavrumla salondaki sedirde otururken<br />
yanıbaşımızdaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Oğlum tam 23 defa onun<br />
ne olduğunu sordu. 23 soruşunda da ona sevgiyle sarılarak, onun bir karga<br />
olduğunu söyledim. Rahatsız olmak mı? Hayır! Onun sorusunu masumca tekrar<br />
edişi içimi sevgiyle doldurdu.&#8217;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tirt.nishantashi.com/2009/02/baba-ve-oglu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acayip Tasarımlar</title>
		<link>http://tirt.nishantashi.com/2009/01/acayip-tasarimlar/</link>
		<comments>http://tirt.nishantashi.com/2009/01/acayip-tasarimlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 09:31:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mephisto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geyik]]></category>
		<category><![CDATA[Manidar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tirt.nishantashi.com/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-85" title="image0011" src="http://tirt.nishantashi.com/wp-content/uploads/2009/01/image0011.jpg" alt="image0011" width="428" height="500" /><img class="alignnone size-full wp-image-86" title="image0021" src="http://tirt.nishantashi.com/wp-content/uploads/2009/01/image0021.jpg" alt="image0021" width="400" height="400" /><img class="alignnone size-full wp-image-87" title="image0031" src="http://tirt.nishantashi.com/wp-content/uploads/2009/01/image0031.jpg" alt="image0031" width="460" height="344" /><img class="alignnone size-full wp-image-88" title="image0041" src="http://tirt.nishantashi.com/wp-content/uploads/2009/01/image0041.jpg" alt="image0041" width="329" height="517" /><img class="alignnone size-full wp-image-89" title="image0051" src="http://tirt.nishantashi.com/wp-content/uploads/2009/01/image0051.jpg" alt="image0051" width="400" height="340" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tirt.nishantashi.com/2009/01/acayip-tasarimlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelincik</title>
		<link>http://tirt.nishantashi.com/2009/01/gelincik/</link>
		<comments>http://tirt.nishantashi.com/2009/01/gelincik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2009 08:06:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GhostrideR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manidar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tirt.nishantashi.com/?p=51</guid>
		<description><![CDATA[ 
Uzaklarda bir köyde, çocuğu doğmadan kocası ölmüş,
tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine
arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar.
Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır.
Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span>Uzaklarda bir köyde, çocuğu doğmadan kocası ölmüş,</span></p>
<p><span>tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine</span></p>
<p><span>arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar.</span></p>
<p><span>Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır.</span></p>
<p><span>Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır.</span></p>
<p><span>Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır&#8230;</span></p>
<p><span>Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır.</span></p>
<p><span>Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir.</span></p>
<p><span>Gelinciği ve kanlı ağzını görür.</span></p>
<p><span>Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı.</span></p>
<p><span>Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur.</span></p>
<p><span>Anne odaya yönelir&#8230; Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebegi ve bebegin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür&#8230;</span></p>
<p><span>Einstein&#8217;ın söylediği rivayet edilen bir söz var:</span></p>
<p><span><strong>&#8216;İnsanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor&#8217;</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tirt.nishantashi.com/2009/01/gelincik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Son Akşam Yemeği</title>
		<link>http://tirt.nishantashi.com/2009/01/son-aksam-yemegi/</link>
		<comments>http://tirt.nishantashi.com/2009/01/son-aksam-yemegi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2009 12:39:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GhostrideR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manidar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tirt.nishantashi.com/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[Leonardo da Vinci; &#8216;Son Aksam Yemeği&#8217; isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı&#8230; 
İyi&#8217;yi İsa&#8217;nın bedeninde, Kötü&#8217;yü de İsa&#8217;nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda&#8217;nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı&#8230;
 
Resmi yarım bırakarak bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Leonardo da Vinci; &#8216;Son Aksam Yemeği&#8217; isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı&#8230; </p>
<p>İyi&#8217;yi İsa&#8217;nın bedeninde, Kötü&#8217;yü de İsa&#8217;nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda&#8217;nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı&#8230;<br />
 <span id="more-32"></span><br />
Resmi yarım bırakarak bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında, korodakilerden birinin İsa tasvirine çok uyduğunu fark etti. Onu poz vermesi için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi. Aradan 3 yıl geçti. &#8216;Son Akşam Yemeği&#8217; neredeyse tamamlanmıştı, ancak Leonardo da Vinci henüz Yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı&#8230;. </p>
<p>Leonardo&#8217;nun çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırmaya başladı. Günlerce aradıktan sonra Leonardo;<br />
vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam buldu. Paçavralar içindeki bu adam sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda kaldırım kenarına yığılmıştı.<br />
Leonardo; yardımcılarına adamı güçlükle de olsa kiliseye taşımalarını söyledi. Çünkü artık taslak çizecek zamanı kalmamıştı. Kiliseye varınca yardımcılar adamı ayağa diktiler. Zavallı, başına gelenleri anlamamıştı. Leonardo adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu&#8230; </p>
<p>Leonardo işini bitirdiğinde, o zamana kadar sarhoşluğun etkisinden kurtulmuş olan berduş; gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini gördü. Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi: </p>
<p>&#8216;Ben bu resmi daha önce gördüm&#8230;&#8217; </p>
<p>&#8216;Ne zaman?&#8217;<br />
diye sordu Leonardo da Vinci, o da şaşırmıştı.. </p>
<p>&#8216;Üç yıl önce&#8217; dedi adam..<br />
&#8216;Elimde avucumda olanı kaybetmeden önce&#8230; </p>
<p>O sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum. Pek çok hayalim vardı. Bir ressam beni İsa&#8217;nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti&#8230;&#8217; </p>
<p>İyi ve Kötü&#8217;nün yüzü aynıdır&#8230; Her şey insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır&#8230; </p>
<p>Paulo Coelho</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tirt.nishantashi.com/2009/01/son-aksam-yemegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
